Yeni Atama Sistemimiz
'Sözlü Sınav' nam-ı diğer 'Mülakat' sistemi..
2016 yılından itibaren hayatımıza giren, girdiği andan itibaren çokça tepki toplayan sistem. Peki tem olarak nedir bu mülakat sistemi?Hemen açıklayalım.Öğretmen atamalarında KPSS puanının tek başına yeterli görülmeyerek kontenjanın üç katı kadar adayın çağırılarak neye göre seçildiği belli olmayan bir komisyon karşısında, şanslarına ne çıkacağını bilmeden kaderlerini belirleyecek soruya en doğru cevabı vermelerini hedefleyen sistemin kendisidir.En doğru cevap diyorum çünkü alıştığımız KPSS sistemi gibi soruların tek bir doğru cevapları olmadığı için iş biraz yorumlama ve biraz da şansa kalıyor.
Peki ama neden bu yeni sistem böylesine tepkiler toplamış olabilir?Yeni sistem ile kontenjanın üç katı kadar adayın atanma şansı ortaya çıkıyor.Yazılı sınavdan 90 almış bir aday atanamayıp 70 almış bir aday atanabiliyor. Hal böyle olunca da nerede kaldı güvenilirlik nerede kaldı liyakat diyor öğretmen adaylarımız.Eski atama tarzı daha güvenilir olduğu için böyle tepkiler gündemi meşgul etmezdi.Herkesin soruları aynı, süreleri eşitti. Bilen yapıyor puanını alıyor ve atamalar da buradan elde edilen başarı sırasına göre yapılıyordu.Sistem herkese eşit olduğu için mülakat sistemine çığ gibi büyüyen tepkilere rastlayamıyorduk. Mevcut sistemde bölümünde birinci sırada olan aday bile artık atanamama kaygısı güdüyor. Ülkemizde mülakat denilince insanların büyük bir çoğunluğunun aklına torpil geldiği için yeni sistem öğretmen adaylarını güvenilirlik açısından doğal olarak tatmin etmiyor.
Senelerce okul sıralarında dirsek çürütüp, sabahlara kadar sınava çalışan öğretmen adayı girdiği yazılı sınavda hak ettiği notu alıyor ama atanamıyor lakin kendisinden neredeyse yirmi puan daha düşük almış bir diğer öğretmen adayı ise atanabiliyor. Bu sisteme kurban ettiğimiz ve edeceğimiz pırıl pırıl öğretmen adaylarımızın ne yeni sisteme güveni kalıyor ne de gelecekten bir beklentileri.
Geleceğimizin mimarları olan öğretmen adaylarımızın emeklerinin karşılığını hakkıyla verebilmemiz bizim ülke olarak boynumuzun borcudur.Böyle hassas bir mesleğe atamalarda güven kırıcı bir sistemi reva görmemeliyiz.Öğretmen adaylarımızın içini rahatlatmak ve atamalarda olabildiğince objektifliği sağlayabilmek için eski sisteme dönülmesi gerektiğini, en azından sorular ve cevaplama süreleri açısından adil olan o sistemin amaca daha uygun hizmet edeceğini düşünüyorum.
2016 yılından itibaren hayatımıza giren, girdiği andan itibaren çokça tepki toplayan sistem. Peki tem olarak nedir bu mülakat sistemi?Hemen açıklayalım.Öğretmen atamalarında KPSS puanının tek başına yeterli görülmeyerek kontenjanın üç katı kadar adayın çağırılarak neye göre seçildiği belli olmayan bir komisyon karşısında, şanslarına ne çıkacağını bilmeden kaderlerini belirleyecek soruya en doğru cevabı vermelerini hedefleyen sistemin kendisidir.En doğru cevap diyorum çünkü alıştığımız KPSS sistemi gibi soruların tek bir doğru cevapları olmadığı için iş biraz yorumlama ve biraz da şansa kalıyor.
Peki ama neden bu yeni sistem böylesine tepkiler toplamış olabilir?Yeni sistem ile kontenjanın üç katı kadar adayın atanma şansı ortaya çıkıyor.Yazılı sınavdan 90 almış bir aday atanamayıp 70 almış bir aday atanabiliyor. Hal böyle olunca da nerede kaldı güvenilirlik nerede kaldı liyakat diyor öğretmen adaylarımız.Eski atama tarzı daha güvenilir olduğu için böyle tepkiler gündemi meşgul etmezdi.Herkesin soruları aynı, süreleri eşitti. Bilen yapıyor puanını alıyor ve atamalar da buradan elde edilen başarı sırasına göre yapılıyordu.Sistem herkese eşit olduğu için mülakat sistemine çığ gibi büyüyen tepkilere rastlayamıyorduk. Mevcut sistemde bölümünde birinci sırada olan aday bile artık atanamama kaygısı güdüyor. Ülkemizde mülakat denilince insanların büyük bir çoğunluğunun aklına torpil geldiği için yeni sistem öğretmen adaylarını güvenilirlik açısından doğal olarak tatmin etmiyor.
Senelerce okul sıralarında dirsek çürütüp, sabahlara kadar sınava çalışan öğretmen adayı girdiği yazılı sınavda hak ettiği notu alıyor ama atanamıyor lakin kendisinden neredeyse yirmi puan daha düşük almış bir diğer öğretmen adayı ise atanabiliyor. Bu sisteme kurban ettiğimiz ve edeceğimiz pırıl pırıl öğretmen adaylarımızın ne yeni sisteme güveni kalıyor ne de gelecekten bir beklentileri.
Geleceğimizin mimarları olan öğretmen adaylarımızın emeklerinin karşılığını hakkıyla verebilmemiz bizim ülke olarak boynumuzun borcudur.Böyle hassas bir mesleğe atamalarda güven kırıcı bir sistemi reva görmemeliyiz.Öğretmen adaylarımızın içini rahatlatmak ve atamalarda olabildiğince objektifliği sağlayabilmek için eski sisteme dönülmesi gerektiğini, en azından sorular ve cevaplama süreleri açısından adil olan o sistemin amaca daha uygun hizmet edeceğini düşünüyorum.
x

Yorumlar
Yorum Gönder