Değerlendirilmeli Mi Değerlendirilmemeli Mi?

     Gündemimizi oldukça meşgul eden bir soru ile karşı karşıyayız uzun bir süredir.Öğretmene performans değerlendirme yapılmalı mı yapılmamalı mı? Hadi diyelim yapılacak bunu veliler, öğrenciler mi yapmalı?  Hepimizin kafasındaki yüzlerce soru işaretlerinden sadece bir kaçı bunlar..

     Dile geldiği andan itibaren bir çok kurumun, kişinin tepkisini aldı bu uygulama fikri.Peki ama neden?Neden insanlar hele de biz öğretmenler onurumuzla yaptığımız işin denetlenmesine bu kadar karşı çıktık?

     Kendimden yola çıkarak düşünüyorum bu sistemi.Ben bir köy öğretmeniyim ve gözlerindeki ışık hiç sönmesin diye öğrencilerime biraz daha faydalı olabilmek için bıkmadan, usanmadan çalışıyorum, çabalıyorum ve yalnız değilim benim gibi diğer meslektaşlarımda aynı gayret içerisindeler.Lakin kabul etmemiz gereken bir gerçek var ki o da yıllar geçtikçe bir çoğumuzun kabuğuna çekilir olması.Aldığımız lisans eğitimi ile kalmak bize yeterli gelmeyecek hiç bir zaman.Öğretmen hep yenilikçi olacak, öğrencilerine ışık olacak umut olacak.Peki öğretmen göreve başladıktan 5-10 sene sonra ışığını azaltacak mı tamamen bitirecek mi? Hayır, asla! Hepimiz aynı şeyi düşünüyorsak neden bu ışığı hep aydınlık tutmak için getirilen çözümlere karşı çıkıyoruz? Bir duruma karşı çıkıp eleştireceksek yerine ne yapılması gerektiğini de mantıklı bir yol ile sunmak gerekmez mi? Yoksa eleştirmiş olmak için eleştirmiş oluruz ve bu da bizim eğitimci kimliğimize yakışır mı?

     Ataması gerçekleşen meslektaşlarım ilk yıllarda hep bir heves bir heyecanla çıktıkları bu yolda zamanla durağanlaşıyorlarsa bunun çaresine elbet bakılmalı. 'Kadromu aldım, beni kim işimden edebilir, Müfettişler sınıfa mı giriyor sanki ' gibi düşüncelerin rehavetine kapılırsak ışığımızı kaybetmeye başlamışız demektir.Bir yaptırım olmadığı için mi böyle düşünüyoruz bilmem lakin farklı bir açıdan bakmak isterim konuya.Özel okullarda çalışan öğretmenleri düşünelim.Her sene sözleşmeyi yenileyebilmek, deyim yerindeyse alanında tutulan öğretmen olabilmek için hiç sıkılmadan, usanmadan çalışmıyorlar mı ? Öyle bir kaç sene değil devamlılığını sağlayabilmek için emekliliği gelene kadar bu yolda ilerlemiyorlar mı? E peki nasıl oluyor da bizim kadrolu öğretmenlerimiz belli bir görev yılını aştıktan sonra kendini geliştirmeleri adına açılan kurslara dahi gitmeye gerek duymuyorlar, istek duymuyorlar?

     Ben değerlendirme taraftarıyım lakin öğretmenlik gibi kutsal bir mesleğin onuruna yakışır şekilde değerlendirilmesi taraftarıyım. Beni öğrencim değerlendirmesin, velim veya idarecim değerlendirmesin.Ortada bir emek var ve bu emeği kişilere bağlayan bir değerlendirme bu mesleği basitleştirmekten başka bir işe yaramaz.Böyle hassas bir konunun taraflılığa dönüştürülmemesi, bunun önüne geçilmesi gerekir.Ancak bu şekilde yapılan bir değerlendirme adil ve güvenilir olur.

     İşin sonunda eğitimle ilgili problemlerin tüm faturası öğretmene çıkarılmayacaksa, öğretmen tarafsız bir şekilde değerlendirilecekse sizi bilmem ama beni değerlendirsinler.Değerlendirsinler ki ben ışığımı hiç kaybetmeyeyim, bana umutla bakan öğrencilerime karşı vicdanımı hep rahat tutayım.

Yorumlar

  1. Güzel olmuş yazın öğretmenim. Nasıl değerlendirilsin ile ilgili de somut önerilerin olsa daha güzel olurdu. Işığını hiç kaybetmessin inşallah.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yeni Atama Sistemimiz

ADALET...

Merhamet