Öğretmen-Veli İletişimi

        Dünyada eğitim artık öğretmen merkezli değil öğrenci merkezli bir yaklaşım ile yürütülüyor.Bu yüzden gelenekçi yaklaşımın ‘Eti senin, kemiği benim’ anlayışı eğitim sisteminin değişmesi ile yerini ‘Öğrencinin eti de kemiği de kendisinin’ anlayışına bıraktı.Hal böyle olunca rollerde de istemsiz bir değişim içerisine girildi.Öğrenci merkeze alınırken öğretmen bilgiye ulaşmakta yol gösterici bir rehber konumuna geldi. Peki ama neden bu düzenin sonunda veli ile öğretmen arasında sorunlar çıkmaya başladı?

        Öğretmen ve veli farklı konumlarda olsalar da ortak bir hedefleri öğrencidir.Yani aslında öğretmen ve veli aynı takımın oyuncularıdır,hedefleri aynıdır.Rakip takımın oyuncuları değillerdir ve ortak amaçları için sürekli iş birliği halinde olmaları gerekir.Okulda verilen eğitimin tutarlı bir şekilde evde de desteklenmesi ile öğrenme tam olarak gerçekleşecek ve kalıcı hale dönüşecektir.Bu  yüzden veli ve öğretmen ilişkileri iyi olmak zorundadır.Aksi halde ortada zarar gören tek birey yine öğrenci olacaktır.Tüm bunların bilinmesine rağmen öğrenci merkezli yaklaşıma geçişlerle beraber velilerde de değişimler gözlenmeye başladı.Durumu yanlış anlayan veliler öğretmene işini öğretmeye bile çalışır oldu.Peki ama amaç ortakken neden taraflar çatışmaya başladı?

        Durumu her iki açıdan ele almakta fayda var.İlk olarak bir öğretmen veliden ne bekler, bu iletişim kopuklukları neden kaynaklanıyor olabilir?Öğrencinin başarılı ve mutlu bir birey olması, velinin öğretmenlerle olumlu bir diyalog içinde olmasıyla doğru orantılıdır fakat bunu yanlış anlayan bir çok veli bu durumu öğretmenin işine karışmak olarak yorumluyor ve sıkıntılarda burada başlıyor ne yazık ki.Velilerin gerçekçi olmayan yüksek beklentilere sahip olması,hayatta kendi başaramadıklarını çocuğunun başarmasını istemesi en büyük problemlerden.Bunların dışında bir de ‘Benim çocuğum bu söylediklerinizi hayatta yapmaz’ diyerek öğretmenle işbirliği içerisine girmeyen veli profillerini de unutmamak gerek.Tüm bunların toplamında veliler bu tutumlarından vazgeçmedikçe, öğretmenle paydaş olma yolunu seçmedikçe ne yazık ki veli ve öğretmen bir noktada buluşamıyor ve olan yine öğrenciye oluyor.

        Olaylara bir de veli gözünden bakacak olursak onlarında kendilerince beklentileri, haklı sebepleri olduğunu görüyoruz.Çocuklarının günlerinin büyük bir çoğunluğunu okulda geçirdiklerini ancak bunun karşılığında öğretmende yeterli derece dönüt alamadıklarını dile getiriyor çoğu veli.Ayrıca veli toplantılarında öğrencilerin akademik başarıları değerlendirilirken öğretmenlerin ‘iyi’ diyerek geçmesi veliyi tarmin etmiyor haliyle.Bu geri bildirimlerin gözlem raporlarına göre yapılmasını ve ‘neye göre iyi’ sorusunun cevabını detsylı bir şekilde alarak çocuklarının güçlü ve zayıf yönlerinin ortaya koyulması gerektiğini savunuyorlar.

        Durumlar böyle olunca taraflar arasında anlaşmazlıklar,iletişim problemleri çıkıyor.Uğur Okulları Rehberlik ve Ar-Ge’den sorunlu Müdür Yardımcısı Barış Sezgin ‘Veli ile okul arasındaki etkileşimin iyi olması gerekli  ancak sınırların net bir şekilde çizilmesi gerekiyor.Çünkü veliler okulun yöneticisi değiller ve okulu yönetemezler.Örneğin, kurulan whatsapp gruplarında belirli limitleri aşmamalılar.Okul kendi içinde doğal bir ortamdır.Eğitimcilerin amacı çocukları geliştirmek ve mutlu etmektir.Gelişim basamakları arasında zaman zaman çatışmalar olacaktır ancak biz problemleri anne babalarının değil bizzat çocuklarının kendilerinin çözmelerini istiyoruz.’ Diyerek aslında sorunun nasıl çözüleceğini de ne yapılması gerektiğini de özetlemiştir.

        Öğrenmede en önemli unsur tutarlılıktır.Çocuk hayatı anne ve babasının gözünden görür.Eğer anne ve baba öğretmene olan güvenini çocuğa aktaramıyor veya öğretmene olan güvensizliğini çocuğa yansıtıyorsa çocukta da öğretmene karşı bir güven oluşamıyor.Bu durum öğretmen otoritesini de sarsıyor ve öğretmene duyduğu güveni azaltıyor.İnsanların güven duymadıkları kimselerden bir şeyler öğrenmek istemeyeceklerini bilmemiz gerekir.Tabiki velilerimizle kapalı kapılar ardında her şeyi tartışabiliriz, onlardan geri bildirim alabiliriz bu bizim gelişmemize de katkıda bulunur.Ancak bunun bir sınırı, zamanı ve planı olmalıdır.Hepsinden önemlisi öğrenci bu ilişkiden olumsuz yönde etkilenmemelidir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yeni Atama Sistemimiz

ADALET...

Merhamet